kolları, ön tarafında göğsünün üzerinde bağlıydı. ayakta duruyordu. gözlerini diktiği yerin, aklından geçenleri gizlemeye yetecek boşluğu sağlayıp sağlamadığı bilinmezdi. başı hafif yana eğilmişti. beklemekten çok orada o şekilde durmakla görevlendirilmiş gibiydi. siyah bir çanta asılıydı omzunda. önündeki kadına çarpmaması için arkasına doğru gelecek şekilde asmıştı. kadın bazen geri, bazen ileri adım atıyor, dahası elleri sürekli hareket ediyordu. bu bedensel hareketlilik, kadının abartılı kahkahaları ile sıklıkla kesilen anlatımına eşlik ediyordu. kadın hızlı konuşuyordu. sol elinde sigara paketi ve parlak, ince bir kutu vardı. kadın anlattıkça, sigara paketi ve parlak, ince kutu havada belirsiz figürlerle salınıyordu. uçarken gazeteyi burnunu tam ortasına yemiş şişman bir karasinek taklidine benzetilebilirdi. kadının tüm bu performansı onu dinleyen adam içindi. adam, kadının önünde ayakta duruyordu. kadını dinlediğini beden dili ile gösterebilmek için ona doğru dönmüştü. adamın elinde bir gazete vardı. diğer eli cebindeydi. sakin görüntüsüne karşın, elindeki gazeteyi kadının parlak, ince kutusuna bir anda indirivermeyeceğini kim bilebilirdi ki. öyle ki kendi önündeki diğer adamla arasında bir boşluk oluştuğunu farketmemişti bile. boşluğu takiben ayakta duran bir adam, az önce yanlışlıkla kafasını yerinden çıkarmış olmalıydı. çünkü şu anda bir türlü eski yerine oturtamamışçasına bir sağa, bir sola, bazen yukarı oynatıyordu kafasını.sağ elini yumruk yapmış, düzensiz aralıklarla sol avcunun içine vuruyordu hafifçe. yemeğine ekerken, çekilmemiş bir karabiber tanesi avcuna düşmüş olabilirdi. onu toz etmeye ve yalamaya kararlı görünüyordu. hemen önündeki kadın, bir ayakkabısının, topuğunu destek almış ve burnunu düzenli bir şekilde yere vuruyordu. o anda aklına bir melodi gelmiş olabilirdi. belki bir beste yapmak üzereydi. daha önce aklına gelen melodileri kol saatinin camına not almış olmalıydı. sıklıkla ona bakarak anımsamaya çalışıyordu. şimdi yine o zil sesi duyuldu. bir öğretmenin sınıfa girdiği anda konuşmaların hızla azalarak bitmesi gibi, uğultu sessizliğe dönüştü. bu dönüşümü toplu bir ilerleme hareketi takip etti. yakından bakınca, belirli bir düzen içerisinde olduğu söylenemezdi bu hareketin. bu kez, sınıfa girenin aslında öğretmen değil, yolunu kaybetmiş bir pizza dağıtıcısı olduğunun anlaşılması ile yeniden aynı hızla gürültüye dönüşmesi gibi, sessizlik uğultuya dönüştü.
May 012012
Son Yorumlar